Başlık

#EvdeKal #Dergi #Kitap #Oku
Kolay Sipariş ve Ödeme
24 Saatte Kargoda!

S-1076

S-1076

S-1076

  • Ürün Kodu:S-1076
  • Stok Durumu:1
  • 20,00TL

  • Vergiler Hariç:20,00TL

Sebilürreşad Dergisi Mayıs 2022 1076 Sayısı


622’den beri muhaciriz

Hicri yeni bir yılın arefesindeyiz. Ramazan Bayramına eriştirene hamdolsun.

Birlik ve beraberlik ruhunun saha aktörüdür bayramlar. Mü’minlerin ruh iklimini onarır, küskünlükleri tamir eder, acziyetimizi gösterir ve “yalnızlaşma” günahından bizi korur. Bayram’ın bu yanıyla kucaklaşırken, gündemimiz bir “istila” kareografisiyle meşgul edildi, yazık. Asıl gündemimizi istila ettiler böylece, farkında değiliz.

Tarih, şahittir. Anadolu, tarihin her döneminde göç yolunda olduğu için “gelenler ve gidenler”e rastlamıştır. Gelenler, gelmek zorunda olanlardı. Ticaret, savaş, yokluk, arayış… Her ne sebeple olursa olsun.  Biz Türklerin Anadolu’ya gelişleri de benzer sebeplerle oldu. Ancak biz bu topraklarda kalıcı olmaya karar verdik. Bunu da tüm dünya milletlerine gerek cenk meydanında, gerek siyaset gerekse anlaşma masasında gösterdik.

***

Tarih, bir şeye daha şahitlik eder, İlk İnsan Adem Peygamberin dünya sürgünü de bir göç’tür. Vahiy, sünnetullah göç hikayesiyle insan ruhunun dünyada kalıcı olma duygusunu yok eder.  O halde göç, bizi “ait olmadığımız” bir yere “bağlanma” duygusu yerine asıl hayata hazırlık yolunda bir yolculuk, bizi de bir yolcu kılmaz mı?

O halde, nasıl bir söylemdir ki, dünya gerçekleriyle zıtlaşır. Göç ve göçmen “kötü” ilan edilir? Kim ister anayurdundan ayrılmayı, hikayesinin başladığı noktadan ayrılmak kimin arzusudur? Olsa olsa modern insanın. Zira Modern insan, bir duyguya esir olmayan, kendini  bir yere ait hissetmeyen, “konar-göçer” ruha sahip insan demektir. Bu yanıyla bakarsanız Hak Resulü de Hicret ile anayurdundan ayrılmış ve yenilenerek Mekke’ye geri dönmüştür. Ancak Hicret, bir duygu olarak hep yaşayagelmiştir biz Müslümanlar için.  Kaçınılmaz olarak 622’den beri Muhaciriz aslında…

***

Sebilürreşad Mayıs sayısı, aslında Şubat ve Mart aylarında Türkiye Dergiler Birliği ve İHH işbirliğiyle sınır hattımızdaki göçmen kardeşlerimizi çadır evlerindeki hayatlarını yerinde görmeyi, onlarla kardeşlik bağını güçlendirme duygusuyla bir grup dergici ve yazar, editörle bir program gerçekleştirdi. Program amacına hizmet etti. Konforlu odalardan yazılan duygu yüklü dokunuşlar, yerini gerçeklik duygusunu yaşayarak metinler oluşturmaya dönüştürdü. Bu havayı teneffüs ederek oluşan metinleri, şiir ve makaleleri bu sayımızda yayınlayarak kayda geçirmek istedik. Emek veren, tarihe dokunan her bir kaleme, yüreğe bin teşekkür.

Çadırlarında kış’ı misafir eden,  üşüyen elleriyle bizimle tokalaşan beyleri, mahcup edalarıyla bizi izleyen gözleri, kadınları, çocukları hanelerinde gördük. Ayakkabılarımız kirlenmesin diye giydiğimiz bot ve çizmelerden utandığımız anlar yaşadık… uzattığımız gofret, çikolata, bisküvi kutusundan sadece bir tane alıp, bana yeter, başkası da alsın diye işaret eden çocukların güzelliği eritti bizi. İsimler, sıfatlar, strateji, dünya kavgası… Çadır’da hayat herşeyin anlamını yer ile yeksan ediyor.

TÜRDEB ve İHH işbirliği ile sadece hayır sahipleriyle değil, tarihe düşülen kayıt göç/göçmen mevzusuna “duygu dünyasından” bir kayıt düşülmesine vesile oldular.  Varolsunlar…

Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.