Başlık

#EvdeKal #Dergi #Kitap #Oku
Kolay Sipariş ve Ödeme
24 Saatte Kargoda!

SEBİLÜRREŞAD 1089 HAZİRAN 2023 SAYISI

SEBİLÜRREŞAD 1089 HAZİRAN 2023 SAYISI

SEBİLÜRREŞAD 1089 HAZİRAN 2023 SAYISI

  • Marka:Sebilürreşad
  • Ürün Kodu:S - 1089
  • Stok Durumu:2-3 gün içinde
  • 75,00TL

  • Vergiler Hariç:75,00TL

Öteki "Berikimiz" Olsun


“O”, “tek”, “O teki”, “Öteki”! 

Alternatif etimolojik araştırma yapanlar için bir teklif olsun üstteki sıralama... Başta psikoloji, sosyoloji, antropoloji olmak üzere pek çok bilim dalının ilgi alanına giren “öteki” kavramı varlığını “ben”in “kimlik” arayışına borçludur! Öteki, bu borcu berikinin yani “ben”in “kendi”sine rakip arama refleksinden yüklenmiştir. Diğer bir ifade ile “ben”in hilafına binaen ortaya çıkmıştır “öteki”. Söz konusu rakip arayışı genellikle masum seviyede kalmamış “ötekileştirme” şekline bürünerek şiddete, düşmanlaştırmaya, yok etmeye, hatta kıyıma, toplu kıyıma, kırıma, soykırıma kadar genişlemiştir. 

Julia Kristeva kavramı “Bizim kimliğimizin gizlenmiş yüzüdür” şeklinde tanımlarken, dikkat edin, sadece kavramın doğumuna, varoluş nedenine temas etmez. Buradaki “gizlenmiş” sözcüğü ile “öteki”nin özne olan “beriki”ne yönelik endişelerini de hissettirir. 

Gerek bireysel gerekse sosyal / kurumsal ölçekte olsun, fark etmez, “öteki”, “farklılık”larımız ve “benzemezlik”lerimiz üzerine bina olmuştur. Böylece her kişi ve kurumun diğerine göre bir “öteki”si ortaya çıkmıştır. Jose Ortega y Gasset İnsan ve Herkes’te bunu ayrıntılandırır...

“Öteki” kavramı nicedir gündemlerimizi genellikle negatif anlamlarla meşgul eder hale geldi. Çünkü gerek bireysel gerekse toplumsal muktedir “ben”likler kimliklerini genişletip derinleştireceklerine, daraltıp sığlaştırmayı daha çok tercih eder hale gelmişlerdir. Haktan, hakikatten ve adaletten istifa edip egolarının hizmetkârlığına soyunan bu sapma, sapıtma kişi ve kurumları, “öteki”ni ötelemeyi, itelemeyi daimi meslek/uğraş haline getirmişlerdir. Böylece kavram “Öteki”-den “Ötekileştirme”ye doğru yeniden yapılandırılmıştır. Bu yeniden yapılandırmada yoğun bir şekilde kullanılan aparatlar ise maddiyat, çevre baskısı, hayat şartları, cinsiyetçilik, politik tutumlar, kavmiyetçilik (ulusalcılık, ırkçılık), dinî tercihler vb.dir. 

Siyasal oyunlar, sosyal operasyonlar, darbeler, savaşlar, benzeri şedit girişimler kişi, grup, toplum veya halklara dönük kitlesel “ötekileştirme”leri oluşturmaktadır. İktidarlar kendileriyle uyuşmayan yapı ve normları, farklı negatif ithamlarla yaftalamanın hemen ertesinde şiddet ve orantısız güç uygulamalarıyla yıkıcı, yok edici şekilde “ötekileştirme”ktedirler.Bu aşamada, Türkiye’nin “öteki”ni “ötekileştirme” yolunda dünden bugüne gösterdiği performansın dikkatlerden kaçmayacak nicelikte olduğunu belirtelim. Korkulur ki bu ezeli manzara ebedi bir sürece evrilmesin... 

Hakka yaslanan, hakikati dillendiren bir geleneğin temsilcisi olan Sebîlürreşad elinizdeki nüsha ile konuyu enine boyuna gündemine aldı.Sizi bu yazılarla baş başa bırakıyor, bir sonraki sayımızda buluşmayı umut ediyoruz.

Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.