Kurtuluş Yolu: Sahih İkazlara İtibar Ediniz!
- Yayına Eklenme Tarihi: 16.06.2026
- Sayfa Sayısı: Product 17
- ISBN: Product 17
- Cilt Tipi: Product 17
- Kağıt Cinsi: Product 17
- Boyut: Product 17
- Dil: Türkçe
- Kargo: 2 Gün içinde Teslim
- İndirim: Toplu Alımlarda İndirim Uygulanır
- Stok Durumu: Var
- WhatsApp'tan Bize Ulaşın

- 100,00 75,00 TL
- İndirim: % 15
SEBİLÜRREŞAD DERGİSİ 1081 SAYI EKİM 2022 SAYISI
KURTULUŞ YOLU: SAHİH İKAZLARA İTİBAR EDİNİZ!
Francis Fukuyama Siyasi Düzen ve Siyasi Çürüme adlı
kitabında farklı çürüme örnekleri için birbirinden ilginç sosyal, siyasal,
ekonomik, hukuki, vb. yaşantılara, olay örneklerine temas eder.
Kitaptaki ilginç tecrübe sunumları arasından hangisini
alırsak alalım, bu, genel olarak “çürüme”yle ilgili
sayfalarca söz söyleme fırsatı sunar bize. Bunlardan benim tercihim, 31. Ana
başlık olan “Siyasi Çürüme”nin ilk alt başlığında
anlatılandır. “Orman Hizmetleri Özerkliğini Nasıl Kaybetti” sorusuyla ele
alınan mesele şu cümlelerle ifade ediliyor: “Orman Hizmetleri’nin bugünlerde
olukça işlevsiz bir bürokrasi içinde çağın gereksinimlerini karılamayan yanlış
araçlarla yanlış bir amaca çalışan bir kurum olarak görüldüğünü öğrenmek
şaşırtıcı gelebilir. Profesyonel ormancılarla dolu olmasına rağmen Pinchot [Gifford Pinchot, ABD Orman Servisi’nin ilk şefi] zamanında
kazandığı özerkliğin çoğunu kaybetmiştir. Büyük miktarda vergi parasını boşa
harcamıştır. Dahili karar verme sistemleri genellikle çıkmazlar içindedir ve Pinchot’un inşa etmek için çok uğraştığı uyumu ve personel
moralini kaybetmiştir. Durum o kadar vahim hale gelmiştir ki Orman
Hizmetleri’nin tamamen kaldırılması gerektiğini savunan kitaplar yazılmıştır.”
(Francis Fukuyama, Siyasi Düzen ve Siyasi Çürüme, Profil Kitap, İst., 2018, s.
433) Alıntıladığımız satırlarda bürokratik bir çürümenin teknik gerekçeleri ile
ekonomik ve kurumsal sonuçları ele alınıyor. Oysa söz konusu çürümenin ait
olduğu genel yapının bütün unsurlarına sirayet ettiği sonucuna varabiliriz biz.
Ekonominin çöktüğünü, hukuk ve adaletin iptal olduğunu,
eğitim öğretim işlerinde başarısızlığın zirve yaptığını, güvenlikte
suistimallerin kol gezdiğini, siyasette hedeflerden uzaklaşıldığını… Peki, bu
birbirinden önemli kurumlarla birlikte bütün bir sosyal bünyeyi çürüten
etkenler nelerdir? Kuşkusuz bu konuları bizden önce düşünüp fikir geliştirenler
oldu. Francis Fukuyama, Samuel Huntington, Bertrand Russell, Arnold Toynbee, Oswald Spengler, Jared Daimond… gibi isimler
siyasi dizgeler (rejimler) ve toplumlar için “demokrasi yokluğu”, “siyasî
istikrarsızlık”, “değişen koşullara uyum sağlayamama”, “şeffaf ve ortak
değerlere bağlı kalamama”, “mülkiyet ilişkilerinde suistimallerin
yaygınlaşması”, “sosyal yardımlaşmanın zayıflaması”, “siyasi sistem içindeki elitlerin
ve sorumlu siyasi faillerin statükoyu kişisel menfaatleri lehine kullanmaları”
gibi etkenler saymışlardır. Kur’an-ı Kerim’de toplumun çürümesine, ifsad olmasına sebep olan etkenlerle birlikte bunların
önüne geçmek için yapılması gerekenler farklı ayetlerde dile getirilmiştir.
Aynı şekilde, çürümeyi önleyemeyen toplumların akıbetleri de dikkatlere
sunulmuştur. Sözgelimi Allah, fısk ve fâsık kelimelerine vurgu yaparak İsra
Suresi 16. Ayetinde şöyle buyurur: “Ama bir toplumu yok etmeyi irade ettiğimiz
zaman o toplumun refaha gömülmüş seçkinlerine son uyarı(ları)mızı
iletiriz; ve (eğer) onlar günahkarca yaşamaya devam
ederler(se), cezalandırıcı yargı artık o toplum için kaçınılmaz olur; ve Biz de onu darmadağın
ederiz.” (Muhammed Esed tercümesi) Fısk ve fâsık kavramlarının yanısıra mütref, ekâbir, fitne
gibi kelimeler de toplumsal çürümeyle ilgili olarak Kur’an’da ele alınır; onlar
eşliğinde gerekli uyarılar yapılır… Yüz yılı aşkın zamandan bu yana daima Kur’anî ikazlara tâbi olma bilinciyle hareket eden Sebîlürreşad son zamanlarda toplumumuzda gözle görülür bir
şekilde ortaya çıkan çürüme hallerine elbette seyirci kalamazdı. Zira konuyla
ilgili tespitlerde bulunma, çözümlemeler yapma, ikaz etme, kurtuluş çareleri
önerme gibi nitelikli görevleri yerine getirmeyi ihmal edemezdik. Umulur ki
çürümeye doğru yol alan ve bu dosyamızın muhatabı olan kişi, kurum ve yapılar
ikazlarımızı dikkate alsınlar. Biz bize yakışanı yaptık. Şimdi sıra
muhataplarımızda… Okurlarımızı “Çürüme” temalı yoğun bir içerikle baş başa
bırakırken gelecek sayımızın dosya konusunun “Savrulmalar arasında gönül dilini
hatırlamak” olduğunu da belirtelim. Kasım sayımızda buluşmak ümidiyle,
vesselam…









