Üç asırlık vesayet bitmeli!
318 yıl sonra ilk kez “kutsal ittifak”ın izni ve
müsaadesi olmadan, hatta onlara rağmen bir tercih yaptık. Sebîlürreşad
bu yüzden Karlofça ile başlayan “dikte” edilme
sürecine atıf yaptı. 1699’da Karlofça’yı resmeden
gravürde Osmanlı, divana oturtulmuş, kutsal ittifak üyeleri ise ayakta
antlaşmayı dikta ediyor. Sebîlürreşad tabloyu
değiştirdi. Değişen tabloda bu kez divanda oturanlar kutsal ittifak üyeleri,
onlara antlaşma dikte edenlerse “Osmanlı ruhu”nu
temsilen Türkiye’dir…
Değişmeyi bekleyen tablo;
1016. sayıda bizleri buluşturan Allah’a hamdolsun.
Ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren, tüm alemin bir olup karşımızda
duruş sergilediği bir oylamanın sonrasında “yeni bir başlangıç” ile
karşınızdayız.
Rahmetli Adnan Menderes’in büyük bir halk desteğiyle yönetimi devraldığı
seçimler sonrasında halk içinde nasıl bir umut yeşerdiyse, Sebîlürreşad
olarak o gün nasıl o umudun peşinden gittiysek, sonrasında yaşadığımız
hadiselerle o umutlarımızın daha yeşermeden sona erdirilmesi karşısında ye’se
kapılmadan, “Allah büyüktür. Biz gayretten mes’ulüz, tevfik Allah’tandır” diyerek metanetimizi, vakarımızı
koruduysak bugünde vakarımızı, metanetimizi “daha bir büyük umut” hissiyle bir
duruş göstererek besleyeceğiz.
Karlofça (1699) hatırlatması, İnebahtı (1571)
hatırlatması gibi olmaz. Zira İnebahtı’da Sokullu’nun Venedik Elçisi’ne
söylediği gibi; “Biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı’da
bizi yenmekle, sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez,
fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar.” diye cevap vermişti. Nitekim
Tersane Baş Mimarı Mustafa Ağa idaresinde altı ay içerisinde 150 Kadırga inşa
edilerek Osmanlı donanması yine eski haline getirilmiştir. 140 Osmanlı
gemisinin, 20 bin Osmanlı askerinin şehid olduğu
yenilgi kısa sürede onarılmıştı…
Ancak 120 yıl sonra Karlofça’da karşımıza çıkan
“kutsal ittifak” sonrası böyle olmadı. ilk kez toprak
kaybettik. Toparlanamadık… Ardından ekonomik ve idari sorunlar yaşamaya
başladık. Kutsal ittifak bu kez Tanzimat’la “yasal düzenlemeler” istedi…
Yetinmedi Islahat, yetinmedi Meşrutiyet süreci. Yabancı sermayenin ülkemize
girişiyle yerli ve milli sanayinin, tekstilin, üretimin imha edilmesi… Osmanlı
paramparça oldu… Karlofça’dan sonra ilk kez taarruzu
Sakarya ile yapabildik...Ancak sonra askeri darbeler, terör ve iç
ayaklanmalarla hem ekonomik hemde siyasi olarak
kaosla meşgul etti. Duyun-u Umumiye ile 1983 yılına kadar Osmanlı’nın
borçlarını hem de altın ederinde ödedik. Ancak bu kez IMF ile finanse edilen
yeni bir Türkiye başladı. Öyle ki MİT teşkilatı çalışanının maaşları ABD’den
gelen fonlarla ödeniyordu…
***
16 Nisan 2017 halk oylaması, 318 yıl sonra ilk kez “kutsal ittifak”ın
izni ve müsaadesi olmadan, hatta onlara rağmen yapılan bir tercihtir. Sebîlürreşad bu yüzden Karlofça
ile başlayan “dikte” edilme sürecine atıf yaptı; 1699’da Karlofça’yı
temsilen resmedilen gravür’de Osmanlı Paşaları divan’a oturtulmuş ve kutsal ittifak üyeleri masada, ayakta
anlaşmayı dikta ettiği tabloyu değiştirdi ve kapağına taşıdı. Değişen tablo’da bu kez divanda oturanlar kutsal ittifak üyeleri,
onlara anlaşma dikte edenlerse “Osmanlı ruhu”nu
temsilen Türkiye’dir…
Bu tablo’nun değişmesinin bedelini bize ödetmek
isteyecekler. Ödeyeceğiz, lakin geri adım atmayacağız. Bizi yok etmeye
çalışanlara karşı en iyi bildiğimiz işi yapacağız ve ayakta kalacağız.
Bu sayının yazarları:
EŞREF EDİB FERGAN - SELMA ERSOY - FATİH BAYHAN - MEHMET ŞEVKET EYGİ -
ABDURRAHMAN DİLİPAK - BEKİR BERK - LÜTFİ BERGEN - ERGÜN YILDIRIM - FİKRİ AKYÜZ
- MUSTAFA YAZGAN - RECEP GARİP - MEHMET SILAY - EROL ERDOĞAN - KENAN
ÜNALDI - SERVET HOCAOĞULLARI - MEHMET CEMAL ÇİFTÇİGÜZELİ - MUSTAFA ÖZÇELİK -
MEHMET POYRAZ - SERKAN YORGANCILAR MESUT DİKEL - GÜNGÖR YAVUZARSLAN -
NİZAMETTİN DURAN - AHMET AKGÜL - MEHMET AKİF IŞIK - ABDÜLHAY EL LEKNEVİ - AHMET
BELADA - FATIMA ZEHRA - AYŞEGÜL SİLİ KALEM - BURAK YİLMAZ
MUHTAR FATİH - MUZAFFER ÖZEKİN - CAFER VAYNİ - KUBATALİ TOPÇUBAEV -
MERYEM ÖZGEN SÜLEYMAN SAHRA - MUSTAFA UÇURUM - ÜMİT ZEYNEP KAYABAŞ - YAHYA
DÜZENLİ - ALİ TÜRKATA -









