Sayı 1086 - Mart 2023
  • Sayı 1086 - Mart 2023

  • Yayına Eklenme Tarihi: 30.06.2026
  • Sayfa Sayısı: 32
  • ISBN: 9771307379007
  • Cilt Tipi: Karton Kapak
  • Kağıt Cinsi: Enzo kağıt
  • Boyut: 23x32 cm
  • Dil: Türkçe
  • Kargo: 2 Gün içinde Teslim
  • İndirim: Toplu Alımlarda İndirim Uygulanır
  • Stok Durumu: Var
  • WhatsApp'tan Bize Ulaşın Whatsapp
  • 100,00 75,00 TL

SEBİLÜRREŞAD DERGİSİ  MART 2023 SAYISI

DEPREM: “O DEHŞETLİ SARSINTI”

6 Şubat 2023 günü sabaha doğru saat 04.17’de Türkiye “dehşetli bir sarsılışla” sarsıldı. Merkezi Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan 7,7 büyüklüğündeki bu zelzeleyi (depremi) aynı gün saat 13.24’te merkezi aynı ilin Elbistan ilçesi olan ikinci bir deprem izledi. “Yeryüzünün titrediği”, “dağların yürütüldüğü” bu iki afet Hatay, Gaziantep, Kilis, Osmaniye, Adana, Kahramanmaraş, Adıyaman, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır ve Elazığ’da feci sonuçlar doğurmuştur.

Şehirleri yerle bir eden ve on binlerce insanımızın enkaz yığınları altında ölümüne sebep olan deprem, yüz binden fazla insanımızın da yaralı kalmasına yol açmıştır. Konutları “kum yığını”na çeviren, oralarda yaşayan masum halk yığınlarını ise ölü, yaralı veya mağdur durumuna getiren bu depremlerle birlikte birtakım hakikatlerle tekrar yüzleşmiş olduk. Sözgelimi, “deprem ülkesi” olduğu farklı platformlarda sürekli gündemde tutulduğu halde ülkenin böylesi afetlere hiç de hazır olmadığı görüldü. Bu hazırlıksızlık sadece acil müdahale sürecinde yaşanan sorunlarla ilişkili değildi üstelik.

Bundan önce, geçmişten beri bilinen teknik ve yapısal donanım unsurlarındaki vasıfsızlıklar belki daha önemliydi. Her bakımdan, yakın geçmişte yaşanan daha az kapsamlı deprem tecrübelerinden ders alınmadığı ortaya çıkıyordu. İlk şoktan bir süre sonra halkın ve sosyal kurumlarının topyekun müdahalesi ve dünyanın pek çok ülkesinden gelen ekiplerin ortak çabası umut verici öykülerin yaşanmasını sağladıysa da yaranın yüzeyi hayli genişti.

Depremi birebir yaşayanların büyük acılarıyla, depreme maruz kalmayan halkın yaşadığı travmaları aynı potada birleştirdi. Evet, 6 Şubat depremleri bilindik sorunlarımızı “çırılçıplak” bir şekilde tekrar önümüze çıkardı. Yeryüzündeki bu “yürütülüş”, kim bilir hangi mesuliyetleri yerine getirmeyişimizin nedenidir, bilmiyoruz. Fakat bireysel ve kurumsal (sosyal, siyasal) ölçeklerde hakikate muhalif bir dil ve yapının ortamlara egemen olduğu muhakkak…

Sebîlürreşad olarak yaşanan “depremler süreci”ne duyarsız kalamazdık. Bu sayımızı “Deprem” dosyası yaparak bir yandan halka moral değer vermeye, diğer yandan tarihe halisane kayıtlar düşmeye gayret ettik. Şu halde dosyamızda yazılarıyla yer alan yazarlarımızdan bahsedebiliriz. Enkazda kalıp da bir şekilde sağ kurtulan veya birebir depremi yaşayan yazarlarımızdan başlayalım: Muzaffer Bilsin, Erol Afşin ve Hayrettin Durmuş yaşadıklarını yazı ve şiir diliyle sundular bize. Kendilerine geçmiş olsun dileklerimizi bir kez de buradan diliyoruz.

Depremi müteakip bölgeye giden yazarlarımız da duygu, düşünce ve gözlemlerini farklı materyaller şeklinde paylaştılar: İlker Kök şiiriyle, Şadiye Kılıç, Münir Çakmak ve Arif Onur Solak ise fotoğraflarıyla bu sayımızda yer aldılar. Bunların dışında, Prof. Dr. İlhan Genç’in geçmiş yıllarda yaşadığı bir deprem süreci ile ilgili yazısı, edebiyat tarihinden kayıtlarla da zenginleştirilmiş bir metin olarak dergimizde yer aldı. Hüseyin Güç yazısında “deprem-ahlak” ilişkisine dair tespitlerde bulunurken Osman Aktaş “deprem-kader” ilişkisini masaya yatırdı. Mahmut Sami Köktaş’ın “doğal afet-insani yardım”, Mustafa Yalçınkaya’nın “deprem-toplumsal hafıza” ve Mustafa Dinç’in “deprem ve sinema” temalı yazıları da dosyamızda dikkat çeken metinler… Prof. Dr. Ali İbrahim Savaş, Ömer Ekinci Micingirt, Hayrettin Durmuş, Hüseyin Çolak, Bekir Urfalı ve Eda Tosun ise şiir ve denemeleriyle deprem sonrası oluşan duygu yoğunluklarını kaleme aldılar. Dergimizin bu sayısında Cevat Akkanat radyofonik ses senaryolarının ikincisiyle yer alırken Prof. Dr. Ali Osman Sönmez felsefi bir metni ve Şakir Diclehan ise Hilmi Yavuz ile olan bir görüşmesiyle aramızdalar…

Nisan sayımızın konusu “Bahar ve Yenilenme”. Yalancı Baharlara aldanmayanlara selam olsun…

Nice baharlar diliyor, tekrar buluşmayı umut ediyoruz, vesselam…

Hakan 20/01/2016

Test

Osman Aydın 20/01/2016

Test

Write a review

Note: HTML is not translated!
    Bad           Good

Diğer Ürünler

Sebilürreşad Instagram

Sebilürreşad İnstagram!