SEBİLÜRREŞAD DERGİSİ ŞUBAT 2023 SAYISI
ÇAĞIN VEBASI ŞOVENİZM
Çağın vebalarından birisi olan Şovenizm, Napoleon’un askererinden Nicolas Chauvin (Şoven)’den alır adını. Katıldığı savaşlarda defalarca yaralandığı halde pes etmeyen ve Napoleon’a hastalık derecesinde bağlı kalan Chauvin, hırsı, gözü karalığı, saldırganlığı itibariyle örnek bir “vatan/ulus/ kavmiyet-sever” sayılmıştır. Oysa bu hastalıklı bir “sever”lik idi. Çünkü temelinde körü körüne bir bağlılık vardı. Başka “vatan” lara karşı bir saldırganlık içeriyor, kendisininkini başka “millet”lere karşı ayrıcalıklı bir yere konuşlandırıyordu şovenist! Zamanla radikal bir saldırganlık halini alarak Faşizm’e denk bir anlam kazandı Şovenizm; şoven ise faşistin psikolojisine yakın bir psikolojiyi kuşandı!
Bu arada kişisel ölçekte olabildiği gibi grup hatta erk çapında Şovenizmlerden de bahsedilebilir oldu. Tekil veya grupsal, şoven hücreleri siyasal söylem hareket geçirir, politik saldırganlığa ulaştırır. Şovenizmin bir burjuva ideolojisi olduğu iddiası varsa da, farklı ideolojik ve siyasal söylem ve ilkelere yaslanan toplumlarda şovenist yaklaşımlar görülebilmektedir. Sıkıştıklarında otoriter bir yaklaşımı tercih ediveren dindar, sosyalist hatta liberal siyasî yönelimlerin şovenistçe bir tutum sergiledikleri görülmüştür.
Şovenizmin anahtar kavramla[1]rı arasında seçkin ırk, kutsanmış ülke, ilahi savaş, eşsiz silah, vb. yer alır. Bunlar propoganda ve ajitasyon dili ile kitlelere boca edilir. Özellikle vasatın altında bir bilinç düzeyinde olan ve toplumda yer edinebilecek bir kimliksizlik içinde bulunan kitleler, şovenizmin potansiyel taraftarı arasındadır. Sebîlürreşad dergisi olarak gerçek insanlık durumuna aykırı olan ve son yıllarda dünyanın farklı yerellerinde gözle görülür bir ivme kazanan bu siyasal yönelim tarzına şerh koymak istedik. Yazarlarımız Şovenizmin aleyhine olmak yönünde kullandılar kalemlerini. Tıpkı üstadları Mehmet Âkif gibi.
Âkif’ten bir örnekle pekiştirelim metnimizi:
İstiklal Marşı’na ihtiyaç duyulduğu günlerdir. Aralarındaki dikkat çekici görüş farklılıklarına rağmen, Akif’i şahsiyeti ve İslamcı kimliğiyle takdir etmiştir. Âkif’in de içinde bulunduğu bir komisyonda onunla ilgili olarak şöyle der: “Bütün milletim arasında geçirdiğim hayatta muayyen itikada malik olanlara dindarane hürmet göstermişimdir. Misal olarak söylüyorum. Aranızda Burdur Mebusu Muhteremi Mehmet Akif Bey’le ben birbirine mütenakız görülen bir yolda senelerce çarpıştık. Kendileri milliyetperverliğin daima aleyhinde enfes şiirler yazmışlardır.” Hamdullah Suphi’nin bu sözlerine Mehmet Akif: “Ben kavmiyet aleyhinde bir adamım, milliyet aleyhinde değil” cevabını verir. Hamdullah Suphi de: “Evet, efendim kavmiyet aleyhinde!” diye düzeltir. Âkif’in milliyetçilik ile kavmiyetçilik tefrikine dikkat çekiyor ve sizi Şovenizm dosyamızla baş başa bırakıyoruz. Bu arada, bir sonraki sayımızda deprem dosyasını açacağız, buluşmak üzere, vesselam.









