Sayı 1082 - Kasım 2022
  • Sayı 1082 - Kasım 2022

  • Yayına Eklenme Tarihi: 30.06.2026
  • Sayfa Sayısı: 32
  • ISBN: 9771307379007
  • Cilt Tipi: Karton Kapak
  • Kağıt Cinsi: Enzo kağıt
  • Boyut: 23x32 cm
  • Dil: Türkçe
  • Kargo: 2 Gün içinde Teslim
  • İndirim: Toplu Alımlarda İndirim Uygulanır
  • Stok Durumu: Var
  • WhatsApp'tan Bize Ulaşın Whatsapp
  • 100,00 75,00 TL

SAVRULMALAR ARASINDA GÖNÜL DİLİNİ HATIRLATIYORUZ!

YENİDEN SEBİLÜRREŞAD DERGİSİ KASIM 2022 1082 SAYISI

Hitler ve Nazilerin Psikolojik Dinamikleri alt başlığını taşıyan ve Helton Godwin Baynes tarafından daha 1941’de, II. Dünya Savaşı sürerken yazılan Almanya Çıldırdı’nın Türkçe baskısı geçtiğimiz aylarda (Çev: Ebru Arun, Pinhan Yay., İst., 2022) yayımlandı. Bu kitabın, Hitler’in henüz büyük katliamlarını yapmamış olduğu bir dönemde yazıldığını, dahası o katliamların olabileceğini önceden haber verdiğini belirtelim. Tıp doktoru bir psikolog olan Baynes, bu eseriyle sadece, aynı anda medyum, deli, şeytan, mesih, mitolojik tanrı olan Hitler’in ruh dünyasını sergilemez, bununla birlikte Alman bilinçdışında meydana gelen kitlesel delirmeye dair sondajlar yapar. Şu halde, Almanya Çıldırdı tek başına ne Führer’in diktatörlüğünü ne de bu diktatörü koltuklayan kolektif Alman aklını ele alıyor. Evet, bunları masaya yatırıp takdim, teşhis ve tahlil ediyor. Hatta sadece Almanya ile sınırlı kalmayıp dünyanın nasıl bir büyük felaket yaşadığını derinlerdeki nedenleriyle birlikte müzakere ediyor. Burada Hitler ve paydaşları tarafından oluşturulan akıl ve mantık dışı kaos ortamını bir kitap eşliğinde derinlemesine ele alma imkânımız yok. Fakat dünyanın pek çok coğrafyasında hâlâ potansiyel bir tehlike olarak varlığını koruma refleksi taşıyan bu bataklığa balçık taşıyan söylem, tutum ve hallere değinebiliriz. Kuşkusuz bu kitaptan el alarak… Bunlardan ilki ve en önemlisi kişi ve kitlelerin sahih bir din (İslam) algısına sahip olmayıp kendi kavmiyetinin mitolojisinden beslenmesidir. Sözgelimi Hitler’in mitolojik Cermen tanrısı Odin’e demirlemesi, ilkel ata kahramandan el alan liderin Alman halkını bu yolda hipnotize etmesi ve halkın uyurgezer bir ruh atmosferine teslim olması böyle bir şeydir. Bataklığın bir diğer kaynağı, öncünün kaba güç eğilimlerinin olması ve bunu makine gücünü ele geçirerek pekiştirmesidir.

Sokaktan gelip devletin başına geçen Hitler, bu anlam dairesi için birebir örnektir. Ona koşut olarak itaatkârlaşmış Alman toplumu da zalimliğe ortak olabilmiştir. Üstelik bu sadist eğilime kaza, kader, tesadüf, takdiri ilahi gibi kavramlar örtü olarak giydirilebilmiştir. Geçmiş şanlı tarihi ve gelecek güzel günleri cennet olarak tasarlayıp pazarlamak diğer bataklık mamulatındandır. Halk bu tür pazarlama satış süreçlerinin tuzağına çok kolay düşer, çünkü ya buna yatkındır ya da halde yaşadığından memnun olmadığından vadedilmiş olana ve ütopyaya müşteri olur. Bu tür kolektif akıl tutulmalarının hangi toplu intihara sürükleyeceği ortadadır. … Bu maddeleri arka arkaya sıralayıp çoğaltmak mümkün. Nihayetinde nasyonal sosyalizme ve onunla birlikte felaketlere, savruluşlara ve çöküşlere götüren pek çok ayrıntının sayım dökümü yapılabilir. Hele hele salt bu konuya odaklanmış Almanya Çıldırdı gibi bir kitap varsa elinizde.

Yazılışından 80 yıl sonra bugün Türkiye’de yayımlanmasını bir hayli önemli bulduğumuzu söyleyerek, Almanya Çıldırdı bahsini başka bir platforma taşıyalım: Kitabın adını tahrifata tabi tutarak devam ediyoruz: Kuşkusuz Almanya’nın vaktiyle çıldırmış olması bir şekilde ve her çağda bütün dünyayı ve dolayısıyla Türkiye’yi ilgilendirir. Lakin hiçbir zaman Almanya ile Türkiye ikisi bire bir aynı veya benzer değildir. Evet, kültürel, tarihî ve mitolojik kahramanları vardır yaşadığımız coğrafyanın. Dönem dönem kişisel kibirleri ni kamusal makinelerle pekiştirip kaba güç unsuru haline getirebilecek tıynette ileri gelenleri olmuştur, olacaktır Türkiye’nin. Geçmiş kutlu çağların sözümona bereketli hatıralarını veya geleceğin verimli tarlalarını arzu cenneti olarak pazarlayan nice siyaset pazarlamacısı çıkacaktır bizim karşımıza. Amma velakin, beri tarafta bizim sahih bir kaynağımız vardır, Hakk’tan ve adaletten sapanları, inkâr edenleri, kavmiyet ve mitoloji peşine düşenleri “Eğer inkâr ederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir.” (Zümer/7) diye ikaz eden… Yunus Emre gibi “Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle bahtı/ İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkarısa” veya “Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan, /Halka müderris olsa hakîkatte âsîdir.” diye söyleyen şairlerimiz vardır… Mehmet Âkif vardır şöylesi uyarılarla uyaran: “… Zafer-yâb olduğun kimdir? Düşün bir kerre, millet mi? Adâlet isteyen bir kavmi vurmak gâlibiyyet mi? Nasîbin yok mudur bir parça olsun âdemiyetten? Nasıl aldırmıyorsun yükselen feryâda milletten? Emîn ol bunca mazlumun yüreklerden kopan âhı, Tependen indirir, elbette birgün lâ’netu’llâhı! Sığınmış olduğun şevket-sarây-ı zulmü pek muhkem Hayal etmektesin… Lâkin ne bârûlar, ne müstahkem Penâhbî-emanlar, heybet-i KahhârMutlak’la Kökünden devrilip bir anda yek[1]san oldu toprakla! …” Sebîlürreşad kadim geleneğine tâbî olarak gönül dilini hatırlatıyor; savrulmalar çağında mesul olanları gönül diline çağırıyor… Bir sonraki sayımızın Mehmet Âkif Özel Sayısı olacağı muştusuyla sözümüzü noktalıyoruz. Buluşmak umuduyla, vesselam.

Hakan 20/01/2016

Test

Osman Aydın 20/01/2016

Test

Write a review

Note: HTML is not translated!
    Bad           Good

Diğer Ürünler

Sebilürreşad Instagram

Sebilürreşad İnstagram!